• hastası olunan sözler

    20472.
    ‘ insanın gerçek gücü sıçrayışında değil, sarsılmaz duruşundadır. ‘

    l. tolstoy.
    4 ... anxiety anonymouse
  • kitap okuyan müşterilerine çay ikram eden kafe

    1.
    bildiğimiz gibi türkiye'nin oldu bitti pratiği gereği yaşam pek çok anlamda pahalıya kaçıyor, yeni bir iş modeli çatısı altında, trabzon'un konaklar semtinde, müşterisine türkçe caz hakeza etkileyici melodramlar sunan jazz club ic,

    kitap okuyan müşterisine, çay ikram ediyor. aynı zamanda her gün 100. adisyona denk gelen müşteriye 2 kişilik tiyatro bileti, her 20 tabakta bir olmak üzere kırmızı tabağa denk gelen müşteri ise ücret ödemeden evine dönüyor.

    mekanda doğum günü kutlayanlara ise atatürk/nutuk kitabı armağan ediliyor.

    entelektüel beklenti sahibi pek çok birey de haliyle mekandan güler yüzle ayrılıyor.

    malumunuz, tebdil-i mekanda ferahlık vardır.

    kitap okuyan müşterilerine çay ikram eden kafe

    edit ; konuşmakla dinlemeyi, kahkaha atmakla gülümsemeyi ayırt edemeyen, atatürk'e hakaret eden hakeza ulu önderi anlayamamış, her cümlesinin sonuna ' amk, aq ' benzeri absürt komedi belirtileri sunan, adab-ı muaşere kurallarından bihaber, tüm gerçeklik algısını argo/amiyane tabir/küfüre yaslayan, şehir küçümseyen fularlı kenar süslerine, 3. nilüfer tiyatro festivali oyuncularına, takdir edersiniz ki yanıt vermeyeceğim. ilgilenen, destek olan arkadaşlarıma tekrar teşekkür ederim.
    23 -6 ... anxiety anonymouse
  • arthur schopenhauer

    359.
    22 şubat 1788 - 21 eylül 1860 arasında yaşamış, yaşarken evrene nice güzel insan/düşünce/felsefe bırakmış, alman filozof.

    kendisi şahanedir, evrene nietzsche gibi bir armağanı da vardır ancak yaşama bakışı pek de olumlama yüklü değildir.
    7 ... anxiety anonymouse
  • albert camus

    497.
    fransız filozof/yazar.

    ' biz vatanımızı almanlar gibi her şeye rağmen değil, bize adalet ve hürriyet içinde yaşamak imkanını ve şerefini verdiği için severiz. '

    diyerek, bazı akımları sorgulamış, düşündürmüştür. ne varoluşçu olduğunu ne absürdist olduğunu kabul eder.

    ' evrenin ortasında bulduğumuz şey, cılız anlamsızlık değil, gizlemdir, yani gözümüzü kamaştırdığı için zor çözdüğümüz anlamdır.'

    'bazı insanların sırf normal olabilmek için olağanüstü enerji sarf ettiklerini kimse bilmez. ' deyişleri ile nietzsche'ye göz kırpmıştır.

    milyon dolarlık bir suale de enfes yanıt vermiştir.

    ' haklı olma ihtiyacı sıradan insanlara özgüdür. '

    tabiatı ile ilginç hakeza dikkat çekici çözümlemeler sunan, psikoloji ve spiritüellik üzerine yoğunlaşan, kadim yanını tehlikesiz biçimde anlatan bir adamdır.
    7 -1 ... anxiety anonymouse
  • sözlük yazarlarının itirafları

    172607.
    son dönemde sıklıkla denk geldiğim orta çağ kafasında, dünyanın asırlarca gerisinde, içten yanmalı bir motor gibi veya girişimcilerin fuckup night battık batıyoruz geceleri minvalinde, erkekleri/kadınları, bölgeleri/şehirleri genelleyen, spot, banal sözlerle sunulan fikri zemin sohbetleri midemi bulandırıyor.

    bu komik savaş neyin nesi?

    doğuştan gelen nitelikleri, doğal seçilimleri ile alay edilen insanlar mı daha seçkindir yoksa bu çirkin sözde mizahı/bakışı temelsiz yaftalar ile sunmaya çalışanlar mı?

    hangisi insana dair detayları anlamaya çalışmış, sevgiyi keşfetmiş, değer üretmiş, yaşamı daha doğru okumuştur?

    elbette ki tekamül ile harmanlanan, sorun nerede biliyor musunuz, bence sabiti ile belirtmek isterim...

    kimse ege bölgesini okumaz, bölge hakkında yazılanları okur, kimse izmir'i okumaz, izmir hakkında yazılanları okur, kimse trabzon'u okumaz trabzon hakkında yazılanları okur, kimse nietzsche okumaz, nietzsche hakkında yazılanları okur, kimse temel metinleri okumaz, temel metinler hakkında yazılanları okur aslında

    yaşamı sadece cinsiyetler/ırklar/bölgeler/şehirler üzerine tanımlayan üstinsanlar kendi özelinizde fanusa soktuğunuz o bahsettiğiniz büyük ve yıkılmaz duvarların temeli buralarda geziyor.

    insanı insan diye sev düsturunu benimsemek, benimsetebilmek için aşağılık kompleksinden arınmamız gerekiyor. diğer öğesini, itibarsızlaştırmak, bir öz saygı veyahut öz güven dopingi değildir.

    durum bazen nefrete/kine dönüşmüş gibi davranışlar sergileniyor. oysa ki biz bir insanı sevmediğimiz de ilişkimizi mümkün olan en alt seviyede tutabiliriz öyle değil mi? bu reçetelere/maddelere haiz bir durum değil.

    yani seçim bize ait.

    tabiatı ile kendince belirlediğin standartlarını yüksek tutmak ve beğenmediğin tipolojiye, özelinde kişiliği yanlış oturmuş diye düşündüğün yığınlara uzak kalmak, makul redlerin eşliğinde senin elinde.

    deha cinsiyetsizdir, nihayetinde.

    ezcümle, sürekli barış yerine savaşı, sevgi yerine sevgisizliği konuşan insanlar adına utanıyorum.
    11 -2 ... anxiety anonymouse
  • sözlük yazarlarının itirafları

    172522.
    evet gökyüzü hala mavi lakin,

    söz sahibi konumlara, koltuklara gelmiş insanların, nefret/kin aşılayan paylaşımları, aynaya baktığında vücudunu tanımayan, mutsuz, kendini bilmeyen, okumayan, sorgulamayan, öğrenmemekte ısrar eden insanların öfkelerini nefrete/kine/kötülüğe dönüştürüyor artık.

    sevmediğimiz kişinin doğrusuna doğru diyemez hakeza hayatın kafiyelerini kaçırır hale geldik.

    siyasi, fikri, hukuki, ilmi veyahut içtimai zeminde artık adı ne olursa olsun bu toplumu kutuplaştıran herkese allah akıl fikir, şuur, ilim, izan, irfan versin.
    10 ... anxiety anonymouse
  • hastası olunan sözler

    20451.
    hastası olunan sözler
    11 ... anxiety anonymouse
  • anın görüntüsü

    36945.
    anın görüntüsü
    14 ... anxiety anonymouse
  • türk eğitim sistemi

    1355.
    bizim eğitim sistemizin asıl probleminin 'sistem' olmadığı kanısında olan bir bireyim. zira senelerden beri süregelen tartışmalara göre uygulanan sistemlerin birçoğu kendi içinde bir şekilde başarılı olmuştur.

    platon'un, descartes'ın, hegel'in rasyonalist düşüncelerine göre şekillenen akademilerde verilen eğitimler gibi spencer'ın, locke'un empirik düşüncelerine göre şekillenen akademiler de aynı şekilde başarıya ulaşmıştır. tarih sahnesine baktığımızda bunun hep böyle var olduğunu görebiliriz. eğitim felsefeleri ile ilgili fikir beyan eden hiç kimsenin; esasicilik, daimicilik başarısız olmuştur diyemeyeceği gibi ilerlemecilik ve yeniden kurmacılık başarısız olmuştur deme hakkı yoktur. bu durumda tarih bilimi kendisini yalanlayacaktır. yalnızca esasicilik, daimicilik yahut diğer eğitim felsefeleri kötüdür yahut iyidir gibi eleştirel yaklaşımlar doğru olacaktır.

    sistem her ne olursa olsun içindeki insan kaynağı iyi olmadıkça bu sistemin başarıya ulaşma şansı yoktur. bizim eğitim tarihimizde ne zaman ki 'sistem' ögesi ön plana çıkartılmış bu sistem değiştirilmiş, üzerinde oynanmış, rafa kaldırılmış yahut değiştirilmiş ise varılan kötü sonuç hiçbir şekilde değişmemiştir. ne zaman ki insan ögesi, ki bunun örneği tarihimizde çok azdır, ön plana çıkarılmışsa sonuçlar iyiye dönük olmuştur. bundan dolayı sistemden evvel 'insan'ı düzeltmemiz ve ön plana çıkarmamız gerektiği kanısındayım. elbette ki sistemin önemini yadsımıyorum fakat evvela insanlarımızın düşünceleri, fikirleri, ön görüleri gözetilmeli ve önemsenmelidir.

    öğretmenlerin gerçekten ve samimi bir şekilde hizmet içi eğitimler almaları sağlanmalı ve her öğretmenin kendi alanıyla ilgili bilimsel çalışmalar yapmaları sağlanmalıdır.

    bilim üretme, makaleler yazma yahut birtakım eserler ortaya koyma sadece üniversitedeki öğretim görevlilerine değil şahsi fikrimce onlardan evvel bu toplumun bel kemiği olan öğretmenlere yüklenmelidir. bu gerekirse zorunlu hale getirilmeli ve birtakım maddi yahut manevi imkanlarla desteklenmelidir. bilime, sanata ve kültüre doğrudan katkı sağlamayan hiçbir eğitimicinin yetiştirdiği bireylerin zihinlerine bu mefhumlarla ilgili olumlu birtakım değerler katması mümkün değildir.

    tabiatı ile öğretmen mesleğindeki kademe basamaklarının sayılarla değil birtakım uygun ve somut sıfatlarla desteklenmesi gerektiği kanaatindeyim.

    öğretmenlerin meslekte ilerleyebilecekleri kademelerin az olması da onların bazı çalışmalardan uzak kalmasına sebep oluyor olabilir. kademe yahut derece ilerlemeleri düz memurluklar gibi yıllara göre değil gerçekleştirilen çalışmalara göre yapılmalıdır. mesleğine yaptığı çalışmalar ile katkı sağlayan her öğretmenin kademe ve derece ilerlemesi belli sıfatlara göre yapılıp aksi şekilde davranan öğretmenler de bu haktan mahrum bırakılabilir.

    iyi uykular takım elbiseli güzel adamlar.
    13 ... anxiety anonymouse
  • jazz club trabzon

    1.
    efendim, kaliteli kahvaltı ile güne başlayabileceğiniz, enfes tadlar ve güzide melodramlar eşliğinde günü bitirebileceğiniz, trabzon’un konaklar semtinde yaklaşık bir yıldır faaliyet gösteren kafe. akşamları 20.00 noktasından sonra türkçe caz dinletisi sunulmaktadır. işletmecisi coşar bey ile bu akşam yaklaşık 2 saatlik sohbetimiz neticesinde duydum ki yeni sürprizlerin yanında kırmızı tabak uygulaması bu yıl da devam edecekmiş.

    keyifli mekan, bekleriz.

    jazz club trabzon
    7 -1 ... anxiety anonymouse
  • araba fiyatları

    6.
    bazı arkadaşlar otomobil fiyatlarındaki artışa pek sevinmişler.

    hesaplamanın doğrusu,

    misal 2016 yılında 200.000 liraya otomobil aldınız, o günün euro kuru 3,2960 tabiatı ile aracınız, 60.790 euro.

    60.790 euro bugün itibariyle 444.000 liraya tekabul ediyor. yani siz 200.000 liraya aldığınız otomobilin üzerine zamlara istinaden +50.000 fiyatla satışa çıkardığınızda zararınız ortalama 200.000 lira. yıllık amortismanı düşersek, premium bir otomobil aldığınızı varsayıyorum, ortalama yılda 15.000-20.000 arası bir değer kaybı söz konusu olur, 60.000 deyip hesaptan düşersek,

    siz 50.000 karlı değil, 140.000 zarar etmiş olursunuz.

    bugün bmw/volvo/mercedes gibi premium markaların d segmenti otomobilleri (bmw 3, mercedes c, volvo s60) 350.000 bandından başlıyor, ki bu fiyat ne yazık ki baz/boş donanım seviyelerine ait, biraz donanım arttırayım dediğinizde donanım unsurlarının da euro endeksli olduğunu düşünürsek, gülümseyerek galeriyi terk etmeniz olağan, premium d segmenti otomobillerin kullanıcısına yıllık ortalama maliyeti 15.000 gibi bir rakama tekabül ediyor. bir de işin içerisinde 2.0 motor girerse, ciddi bir dram ironisi söz konusu.

    ezcümle, ne yazık ki artık bu ülkede polo,208,clio,ibiza i20 gibi b segmenti otomobiller dahi 100.000tl bandında seyrediyor.

    arkadaşlara önerim, mevcut ekonomik durum sebebiyle henüz 2. elde fiyatlar netleşmedi, her hafta firmalar zam yapmaya devam ediyor ve geçen aya göre otomobil satışları %53 oranında azaldı, tabiatı ile beklemekte fayda görüyorum.
    10 ... anxiety anonymouse
  • şu an olmak istediğiniz yer

    268.
    şu an olmak istediğiniz yer

    rotam güvenli, huzurlu olsun.


    olmak istediğim yere varmam için son 2 saat.
    9 -1 ... anxiety anonymouse
  • sözlük yazarlarının itirafları

    172010.
    gri bulutlar sonunda yere indi, tabiat şenlendi

    nasıl olsa her yağmurdan sonra güneş açar diye tadını çıkardım. güzel güzel oturup yağmuru seyrettim. sizce iflah olmaz bir optimist miyim ben?

    velhasıl, pek sevdiğim eylül'de güzel bir gündü,

    yurt dışı planlarımın sebebi, en az gezip görmek, farklı öz kültürlere, kültürel öğelere/sentezlere canlı gözle şahitlik etmek, birinci elden deneyimlemek olduğu kadar, benliğimi keşfetmek, tanımak aslında.

    bu planlar ışığında pek çok farklı şehir videoları izliyorum, izlediğim şehirlerdeki nizam, düzen, çevre temizliği oldukça etkilemişken beni, bugün trafikte önümdeki aracın camından habire çöp atıldığını gördüm, önce peçete, sonra birkaç poşet, bu poşetlerden birisi arabanın camına gelince, haliyle bu yanlışa çomak sokmam gerektiğini düşünüp, dönmem gereken kavşaktan dönmeyip, ışıklara kadar veyahut nerede duracaksa aracı takip etmeye karar verdim, şanslıydım, bir sonraki ışıkta yan yana geldik,

    merhaba beyefendi, yere çöp atmanın cezası veyahut attığınız poşetin ön camıma gelmesi ile ilintili bir fikriniz var mı? dedim.

    - abi ben atmadım çocuk atuyroodfkjada galiba dedi ve mavi ekran hatası eşliğinde şaşkın bir tavırla gülümsedi.

    çöpler, şoför camından atılmıştı fakat anladım mahiyetinde başımı salladım, önüme baktım.

    aslına bakarsanız, kelime dağarcığım çok çeşitli yanıtlar vermeye müsaitti, nihayetinde tepkim neticesinde hakaret dahi işitebilirdim doğru mu? e doğru. iyi yapmışım, şimdi düşününce.

    sahi, küçük farkındalıklar sizce de etik ağırlıklı toplumsal sözleşmeler hakeza şuur doğurmaz mı?

    iyi uykular takım elbiseli, güzel adamlar.
    9 ... anxiety anonymouse
  • yazarların şu an dinlediği şarkılar

    45798.
    https://www.youtube.com/watch?v=F4wGfr1YWsI+
    6 ... anxiety anonymouse
  • sözlük yazarlarının itirafları

    171849.
    doğa zamanına sadıktır derler,

    iş takip ajandan, dikkat ölçeğin, idrakinin ışığı, şükrüne kaynaklık eden duygu yüklediğin, hedef, alt hedef tablon, yurt dışı planların, mimarı olduğun, özünle özdeşleşen yaşam gökdelenine bakarken bestelediğin sorumluluklar şarkısı,

    budalalıklarını harflere dökünce saygınlaştırmış olmuyorsun. yazmadan önce hep daha çok okumalısın, her şeyi okumaya devam et, sokak tabelalarını, dağıtılan reklam broşürlerini, parfüm arkası yazıları, insanların yürüyüşlerini, gülüşlerini, tanık ol, deneyimle, muhakeme et, merak et zira bunların hepsi yüksek ökçeli bestseller.

    'ey insan! aç gözünü de düşlerden uyan. simurg'u göremesen de bari küçük bir serçeyi gör. kaf dağına varamasan bile hiç olmazsa evinden çıkıp kırlara açıl; böcekleri, kuşları, çiçekleri ve tepeleri seyret. bırak dünyanın haritasını yapmayı! daha hayattayken bir taşı bir taşın üstüne koy. gülleri ve bülbülleri göremeyip gün boyu evinde oturan adam dünyanın kendisini hiç görebilir mi?'

    bir söz var ya hani, ' kitapları seviyorsun çünkü, istediğin zaman kapatabiliyorsun. hayat öyle değil, buna karar veremezsin. '

    30'lu yaşlar içinde aynısı geçerli, sadece daha belirgin bir alın çizgisi değil, olmadık yerde/zamanda sorumluluklar hissiyatını check etmek, kazandıklarının yanında kaybettiklerine attığın bakışta aldığın feyz, insana dair ayrıntıların kazandığı değer, bilinç düzeyinde fark edemediğin hakikatleri paragraf misali okumak,

    başkalarının çizdiği kurgudan ziyade, kurgunu çizmek, manevi tokat yerine, bilinçaltı frenlerine yer vermeden olumlama yaparak, hak ettiğinden fazlasını/iyisini verebilmek, hemen akabinde tezahürünü gördüğün insan portresine, ruhen kurduğun sevgi üzerine inşa edilmiş köprüden geçerken mantık ve kalbin birbirine sarılmasıyla, göğsünde yeşeren sıcacık bir papatya yaprağına gülümsemek.

    odana girdiğinde masanın üzerinde, çay, kahve, kalem, defter, kitap, kemik çerçeve gözlük ve daha fazla 'müsamahaya' tebessüm halinde, yaşlanıyorsun eren diyebilmek.

    pervane böcekleri gibi ışığa uçmuyorsun artık çocuk.

    not : bugün tatilimin son günü ulu, yeniden koşturacağım, herkese her şeye yetişmeye çalışacağım, unutacağım, hatırlayacağım. ta ki 2019/mayıs'a kadar. sonrası allah'ın izniyle pek güzel...

    yıldızlar ile örttüm üzerinizi,

    iyi uykular takım elbiseli, güzel adamlar.
    12 -2 ... anxiety anonymouse
  • şu an ne yapıyorsun

    167.
    siteye indim, misafirlerin aşağıya inmesini bekliyorum,

    4 tane minik kız çocuğu var, siteye her giriş çıkışımda koşarak yanıma geliyorlar, tuhaf tuhaf sorular soruyorlar ve birlikte gülüyoruz.

    - bizimki geldi! diyerek gülerek elindeki topla, kat kat elbiseleriyle yanıma geldiler yine. onlarla sohbet etmek keyif veriyor ve bazen bana benzeyen bir kız çocuğum olsun istiyorum.

    yaz gök, güneş ne varsa onlar için daha renkli, yıldızlar arasında mavi giyip, kocaman gülen, neşe saçan çocuklar.

    peek tatlılar.

    hep gülsünler ve rotaları daima güvenli olsun.
    11 -1 ... anxiety anonymouse
  • mandariinid

    21.
    savaşın ne denli yıkıcı olabileceğini düşük bütçeyle bu kadar az adamla enfes şekilde izleyicisine sunan, gürcistan-estonya ortak yapımı film.

    düşmanlıkların ve dikte edilen tüm fikirlere rağmen barışın mümkün olduğunu gösteren hollywood klişesiz, amerikan bayraksız, tarafsız, çarpıcı bir savaş draması.

    her izleyicisinin içinde bir yerlere dokunacağını düşünüyorum, ivo'nun marangoz olmasında dahi mesaj var, ağaçlar, gökyüzü, orman çitler vesair o kadar gerçek ki filmin içine dahil olmanız çok uzun sürmüyor.

    tek tek her karaktere empati yapıyorsunuz, sen ne hoş, ne güzel bir adamsın ivo.

    sonlara doğru ahmed ile yaşanan diyalog, hüzünlendirir/enfestir.

    ivo : ne fark eder ki ahmed?

    velhasıl şiir tadında, barış tadında, tüm zamanlara mesajlar veren bir insanlık filmi.

    imdb 8,3/10

    müziğine gelince, filmden sonra dinledikçe duygulanıyorum.

    https://www.youtube.com/watch?v=fgNhQW_PmSg+
    7 ... anxiety anonymouse
  • hastası olunan sözler

    20411.
    ‘ tanrı’nın kalbimizde ışığı vardır, onun adı da vicdandır. ‘

    L. tolstoy.
    8 ... anxiety anonymouse
  • sözlük yazarlarının söylemek istedikleri

    18528.
    sık ve dolu dolu kitap okumayı,

    sabah altını çizdiğim tümceyi uykudan bir adım önce tebessümle karşılamayı,

    kitapların beni yontmasını,

    rotasız gezmeyi,

    sadece kendime vakit ayırabilmeyi,

    yağmurun sesini,

    başıboş yürümeyi,

    kahve ve kurabiyeyi,

    saate bakmadan, fikir temelli bir sohbetin içinde olmayı,

    sabah ezanını tebessümle karşılayıp, şükretmeyi

    zevkime göre kitap seçme kabiliyetimi,

    bakışlarımın odağını değiştirmeyi,

    koşturmamayı,

    geç uyumayı,

    geç uyanmayı,

    göz çapaklarıma tebessüm etmeyi,

    hayal kaslarımın çalışmasını,

    hayallerimin camdaki izini seyretmeyi,

    uyanır uyanmaz, bilmediğim bir mekanda kahve içmeyi,

    doğal görmezliklerimi anımsamayı,

    ne çok özlemişim.

    saman dolmuş ruhum, fark etmemişim.

    olmamız gereken kişi gibi davranırken, ya da bunu yaşadığımızı zannederken, satır arasında, bir tümce akabindeki nüansda kontrolümüzü kaybederek, kimi cehaletten, kimi yanlış anlamadan kaynaklı, roman karakterinden çıkıp, mahalle arasına karıştığımız o an. o sınır ihlali çok şeye gebe.

    görgü ve ahlak zırhı bir köşede beklerken insanoğlu, gardını indirerek telafinin peşinde koşabilir. bazen ise tüm bu telafi çabalarının başına 'gereksiz' zarfı getirebilir.

    yaşadığınız yığınla duruma rağmen, sırf hoş bir intiba bırakmak adına, nezaketen bir kaç cümle ile durum sonlanıyor ise algı kaymasından ziyade, bunun adı bencillik olabilir. temellendirmelerime göre fazla talepkarlık iyi değil.

    bir de şunu enteresan buluyorum, son dönemde çevremde sıklıkla duyduğum aynı cümleler, herkes olayları fazla dramatikleştirerek, karşısındakine hak ettiğinden iyi davrandığını düşünüyor, buna hayıflanıyor, hayır ne kaybederiz ki?hatta lütfen hak ettiklerinden iyi davranalım, hak ettiklerinden çok çok çok daha iyi davranalım hatta, bu bizi olduğumuzdan daha iyi bir insan yapmaz mı?

    'açtım ağzımı yumdum gözümü' deyimini gerçekleştiren ve durumun içerisindeki küfür/argo/amiyane tabirleri bana uzun uzun anlatan insanları uzun süre dinleyemiyorum. hayır dikkat etsenize biraz, ellerimi sıkıyorum, başka tarafa bakıyorum, hıı anladım, sen vilyım heng'i tanıyo musun? diyorum. daha ne yapabilirim?

    hissetmesi gereken duyguya yön vermeye çalışmaya bu kadar zaman ayırabilen insanlara şaşıyorum.

    'zayıf hali görenleri şaşırttı. ' gibi başlıklarla sunulan evrenin en boş haberlerinden utanıyorum.

    'önce fikirler ahbap olmalıdır' duvar yazısıydı değil mi?

    Kemik çerçeve retro bir gözlüğüm olsun istiyorum, en azından okurken.

    sürekli negatife çekiyor, kriter karşılamıyorsa, rahat ve evhamsız tavırla, çok iyi reddedebiliyorum. hatta bazen bu duruma nasıl geldiğimizi, bunu aslında kimin yaptığı dahi anlaşılmıyor.

    derin bir iç gözlem ile çevrimiçi çizelge misali erkekleri genelleyen kadınlardan hoşlanmıyorum. bunu yaptıklarında onları kuşatan o güzelim dinginliği duyuüstü durumu az çok tahmin edebiliyorum.

    pek çok şey beklenti ile sabit bence. bunu yapar, bunu yapmaz diyebilmek mesela, ciddi bir yanılgı değil midir? zira yaşam ve insan öyle değil. sürekli değişim ve olasılıklar haritası var.

    hakikat kaygısı silikleştiği için metin referansları sunan insanlar, sizlere de selamlar.

    ezcümle, kim olursa olsun, ne yaparsa yapsın, hak ettiğinden iyisi ile karşılık verebilmek için 20'li yaşların sonlarını beklemeyin.

    sahi, kaç gibi uyanırım?

    iyi uykular, takım elbiseli güzel adamlar.
    14 -3 ... anxiety anonymouse
  • doların 5 tl olması

    58.
    belirteyim, burada 'beş beş beş' diye çığırtkanlık yapan akıllılara da dokunacaktır ucu.

    döviz alım satım işlemlerinde sadece makas açık değil, buradaki ülke sevgisi nedir, vatan nedir, ekonomi nedir gibi suallerin yanıtlarını bilmeyenlerin o düşük çeneleri de açık ne yazık ki.

    ekonomik gidişatın yaratacağı sosyo/ekonomik sonuçlara dair en ufak bir fikriniz var mı acaba?

    türkiye'de yaşayıp amerikan doları 5 türk lirasını geçti diye sevinmek, farazi rakamlarla artacağı, artması gerektiği üzerine banal espriler yapmak, güldürü yapıtlarından örnek cümleler eşliğinde çok mutluyum nidasını paylaşmak,

    akıllının teki de çıkmış maaşımı dolar üzerinden alıyorum minvalinde açıklama yapmış, bak da çalıştığın şirket, son dönemde bütün kurumsalların yaptığı gibi kuru sabitlemesin.

    makamda liyakat, rasyonel adımlar ülkenin ekonomik/mali, kültürel siyasi geleceği değişebilir ancak ne yazıktır ki,

    bu mizah yüklü akıllı sürüsü baki kalacaktır.

    ne yazayım,

    allah akıl fikir versin.

    zira beyin dediğimiz şey, ' insanı insan, ademi adam yapar ve yüz milyar nöron ile işbirliği eşliğinde çalışır.'

    hakeza beyin, ' kimlik ve şahsiyetimizin, biz olmamızın nadide kumaşıdır.'
    11 -3 ... anxiety anonymouse
  • yeni şeyler getiriyorum